Şiir Defterim
 
ŞİİR DEFTERİM

   Atatürk
Eşsiz Ata örnek sensin
Güçlüklerde kuvvet sensin
yerküreye örnek oldun
Unutulmaz insan sensin.           

Yaptıkların ölmez yaşar
Adına ant içmişler var
Işıksın, aydınlıksın
Karanlık bitene kadar.

Rahat uyu ey Ata sen
Ne yabandan ne bu elden
Sana, yurda göz dikemez
Bizler varken, biz yaşarken.

Seni sonsuza kadar
Onurla yaşatanlar
Çağlar çağ artacaktır
Bilgiler çiçek açar.

Yerkürede bir teksin
Özgürlüğe örneksin
Tüm mazlum ülkelerin
Doğal bir liderisin.


 
   YİNE SEVECEĞİM
Altın bir yüzük taktılar parmağıma
İlk solukta gözlerim açıldı
Yıllar öncesini düşledim
İzmir’e baktım özlemle.

Göğün maviye büründüğü günleri anımsadım
Bir balığın başı dönmüştü de aşktan
Kendini atıvermişti kumsala
Konak denilen yerde.

Çocuklar okşadılar balığı
Su dolu bir toprak kaba koydular
Aşk ateşi geçince de
Körfeze salıverdiler.

Bu altın yüzüğün değerini biliyorum
Gök maviye bürüneceğim
Mavi öpücükler göndereceğim
Kadifekale’ye, Göztepe’ye
Aşık balığı bekleyeceğim
Ve insanları
Yine seveceğim.

  AKDENİZ
Göçmen kuşları kuzeye
İnsanlar güneye
Sen-ben yok bu mevsimde
Yaşam aşk üzerine.

Serpilivermiş insanlar
Kumsallara dağlara
Yücelen sevgilerle
Barışa kardeşliğe.

Sevginin en güzeli
Pırlanır Akdeniz’de
Her mevsimde.

 
YEŞİLDEN MAVİYE
Çam ağaçlarıyla söyleştiniz mi hiç
Dinlediniz mi ıslık ıslık müziği
Yeşilden maviye.

Aşka daldınız mı onlarla
Düşe yattınız mı hiç
Sevgiye ulaştınız mı?
Çok önemli bir soru:
Dans ettiklerini gördünüz mü? 
Nasıl sarıldıklarını
Toprağa ve insana
Ve sana
Ya
Yakarışlarını baltaya

Eğer bunları yaşamadınızsa
Hiç ormana gitmemişsiniz.

  İŞTE DÜNYA
Yunus’tan esti işte
Katına çıkamam ya
Saygım var erenlere
Ve de sana.

Cennete hevesli kulların çok
Ben katılmayayım onlara
Biliyorsun kul, değilim
İnsanım
Saygım var insanlara
Ve
Elbette sana.

Dualarım adına
Bir orman bağışla bana
Eğer varsa oralarda.

Yoksa dert etmem
Dünyada orman var ya
İşte cennet işte dünya…

 ALIŞKANLIK
Çocuk gönlüm
Bir dünya kurmuş kendine
Donatmış yeryüzünü
Sevgilerle

Göğün mavisi sevgi
Denizler sevgi dolu
Ağaçlar sevgi açar
Yaşanan sevgi yolu

Soluk almak için çoğu zaman
Çocuk dünyama sığınıyorum
Çocuksu dünyalardan
Kurtulamıyorum.

GERÇEKSİN
Sana güzel diyemem
Gizem bozulur ya
Öylesine güzelsin
Yaşamaktan da öte.

Gündüzlerimde hayal
Gecelerimde düş
Yaşantılarım sensin
Düşlerimi doldursan da
Gerçeksin eşimsin.

TUTSAK ELELE
Hava güzeldi
Seni anımsadım
Tutsak elele
Yürüsek diye.

Alsancak dolayında
sevgin güneşten parlak
Körfezin ılık yeli
Kanımı kıpırdattı
Seni anımsadım
Tutsak elele
Yürüsek diye.

MUHTACIM
Mutluluk çiçekleri açtı
Sevgin güneşten parlak
Ne güzel seninle olmak.

Bulutlar geldi yellerle
Denizlerden soluk verdin
Ne okşayıcı sevgin.

Saçların nisan yağmuruyla ıslak
Dizlerin, 19 Mayıs’larla nasırlı
Umutla bekledim yıllarca
Muhtacım sana.

KUTLAMA
Seni nasıl sevdiğimi bilsen
Kim bilir neler yaparsın
Nasıl çırpınır yüreğin…

Sevgimle yetinirim
Katlanırım acılara
Yalnız kaldığım geceler
Özlemle akan göz yaşlarım
Huzur veriyor bana.

Bilsen sevgi ne güzel
Yürekte bir sıcaklık
Tuzlu bir su gözlerde.

Ben seni anımsıyor
Ağlıyor
“Mutlu Yıllar” diliyor
Canım kızım benim.

EVLAT
Yürekten bir pırıltı evlat
Gönülden gözlere yansır
Mavi göklere ulaşır
Ana, baba tanrılaşır.

Hiç yüreğini bağışladı mı evladına
Öylesine hoş ki
Bir ömür…

Tüm çocuklar evlat gözümde
Gönülden bir sevgi
Tüm çocuklar analı-babalı
Tüm çocuklar evlar olmalı.

YALNIZ DEĞİLSİN
Kendini düşünebiliyormusun
İnsan kendini
Kendine saygın varmı
İnsana, insanlığa
Onurumu koruyabilyor musun her an
İnsan onurunu.

Eğer öyleyse
Yalnız değilsin
Dostların var demektir
Bu yeryüzünde.

ÖZGÜRLÜK
Soluğum
Onurum
Gururum
Yüreğimde kan
Bedenimde can.
Özsün
Gürsün
Ne güzel Sözsün
Her söz böyle olsun
Seni bulan sağolsun.

HİÇ
İnsanım
Özgürüm
Kimi dilerse gönlüm
Evimin erkeği
Ben kadınıyım.

Ayrı görmüyorum kendimi
Kul da değilim kimseye
Yaşam eşitlik üstüne
Sevgi üstüne dünya
Aşk üstüne yuva.

İnsanım
Kadınım
Eşim
Anneyim
Özgür değilsem
Neyim?

ACIMA
Bana kör diyorlar
Acıyorlar da
İçtensiz duygularla.

Ben acıyormuyum
Kanadınızın olmayışına
Kuşlardan zavallısınız diye?

Eğer saygınız yoksa kendinize
Bana saygılı olun
Onuruma dokunmayın.

GÜNAH
Sen de bir günah işledin ha
Ne güzel
Bunca sevaba karşı
Bir tek günah.

Duygularına kapıldın öyle mi?
Sevap kazanmış olmayasın
Baksana
Şikayetçi yok ortalarda.

Duygularına kapıldınsa
Uçuyor olmalısın enginlerde.
Nasıl suçlarsın kendini
Tanrı adına
Nasıl karar verirsin, yaptığının
Günah olduğuna?

Duygularına gem vurursan
Ceza var sana
Bu dünyada
Ve de
Öbür dünyada…

CUMALI’YI OKURKEN
Tüm yıllarını yaşamış
Şiire dökmüş günlerinin
Derdini sevincini

Ben tutkuların tutsağı
Altmışına doğru
Düşündüm geçen yılları.

Yaşanmış Yıllarla
Yarına gebe bir dünya
Özlemler sevgiler
Çıkar gün ışığına.

Aşık atılır mı dersiniz
Kırk yıllık şairle?
Bilirsiniz
Çopu zaman yaşam
Bir tek aşk üzerine.

Yitmiş sayılmaz yıllar
Düşler, yaşantılar
Bir buruk duygu
Tatlı bir soluk
Uçuk bir mutluluk
Cumalı’yı okurken
Yaşı kim düşünür ha
Şairlik bu ya…

KÖY ENSTİTÜLERİ
Ders: İnsanlık
Ünite: Türkiye
Konu: Köylü
Bir ders yapılır ki
Dünyayı sarar ünü
Yalın kılıç gibi bilinç
İşlenir sömürü.

Buğday tenli kızlar
Yağız yüzlü oğlanlar
Topraktan çıkmışçasına
Sarılırlar toprağa
Oyunca girerler tekniğe
Ağaca
Demire.

Ders yoktur bu okulda
Yaşam vardır,
Oyun vardır,
Akıl vardır,
Onur yaratılır bu okulda
Onur vardır.


MUSTA KEMAL
Bir Mustafa Kemal
Geldi geçti bu ülkeden
Kendi gitti
İşi kaldı yadigar.

Kimileri
Adını anarlar törenlerde
Heykellerini dikerler
Gönülsüzce.

Ama bu ülkede
Bir Mustafa Kemal yaşar
Her gün doğar
Her karanlıkta
Yeniden ışır.

Güneşi sıvayabilir misin
Yıldızları boyayabilir misin
Aydınlığı karartabilir misin?

Ama hüzünlü
Ama neşeli
O yaşayacak.
Gün gelecek
Çoğalacak, çoğalacak
Her insan aydınlanacak
Her insan bir Mustafa Kemal olacak.

BİLİYORUM
Barış dünyayı saracak
Sevgi, kucaklayacak
Mutluluk paylaşılacak
Sömürü son bulacak
Biliyorum.
Biliyorum da
Yaşanan bunca acıya
Dayanamıyorum.

ÇAĞDAŞ YAŞAM
“Karanlığa yumruk sıkacağına
Bir mum yak.”
Önce çevreni aydınlat.
Kendine yeni bir BEN yarat
Ben’den Biz’lere ulaş
Tek başına yüz adıma atacağına
Yüz kişiyle bir adım at.

Bir insan bir evrendir
Özgür bir evren
Başka evrenlere bak
Gerçek evreni oku
Kendine yeni bir evren yarat.

Ne dedi Yunus Emre?
“Bir Ben var, benden içre”
O Ben’i bul
Sevgiye, barışa ulaş
Mutluluğu yakala
Kendi öz benliğinle.

Bir insan bir evrendir
Tüm insanlar bir evren
Ben’ine ulaştığın zaman
Evrensel bir düzen…

OLUŞUM
Emeğin gülleri açacak
Güneş utanmayacak doğuşuna
Kula kul olmayacak kişi
Kapital ezmeyecek onuru
Çocukça oynanacak teknikle
Çocuklar düşler içinde
Çocukça bir yaşam düzeni
Büyükler için de…

Gereksinimler belirleyecek her dileği
Çalışmayı, eğlenmeyi, sevmeyi
Ve öğrenmeyi.

Tüm emekçilere selam
Ana örneği sevgilerle
Dileklerimiz ürün olacak
Barışa dönecek emek
Özgürlük esecek püfür püfür
Sömürü silinecek.

Gereksinimler belirleyecek her dileği
Çocuklar dileklerince öğrenecek
Büyükler çocukça düşler içinde
Cennet yer yüzüne inecek.

Cennet yer yüzüne inecek
Duygular, düşünceler, eylemler
Doğruda birleşecek.

Cennet yer yüzüne inecek
Özlemler doyum bulacak özgürce
Umuda dönüşmeyecek.

Cennet yer yüzüne inecek
Barış çiçeği yaprak yaprak
Açacak, açacak, açacak
Yaşanası yer yüzünde doyasıya yaşanacak…

DUVAR
Duvar örüyorlar
İyiliğe, güzelliğe
Güzel düşlere
İmgelere…

Çirkinliğe yol açıyorlar
Ar-namus tertemiz
Bir dünya yaratıyorlar.

İlkel yöntemler
İlkel duygular, düşünceler
Yağdanlıklar fırdöndüler…

Zararlı canlılarız birbirimize
Zararlı bitkileriz doğaya
Doğayı tüketen kemirgenleriz
En zararlı yetişenleriz
Biz insanlığın ceddiyiz…

Ne var ki
Zaman-mekan
Bu güzel dünyayı
Paylaşmak zorundayız.

Yaşayabilmek için bu çangılda
Bir duvar ördüm çevremde
Betondan, çelikten
Daha güçlü bir duvar
Şiirlerle…

PAYDOS
Dünya uçup gitti kollarımızdan
Ne kaldı elimizde
Anılardan başka?

Anılar…
Pırıl pırıl duygularla
Yaşanmamış arzularla
Uçuşan dağılan
Başka dünyalara
Bir yel
Bir ışık
Bir gölge
Uçuyor uzaklara

Tüm duygular bir kaos
Ve
Yaşama paydos.
 
TÜRK ÇOCUĞU
Türk çocuğuyum, özüm
Yurt aşkıyla doludur
Atatürk’tedir gözüm
Yolum onun yoludur.

Ulusum anlı, şanlı
Veriyor bana neşe
Milyonlar kahramanlı
Vatanım Cennet köşe.

Türk yurdu hoş olmalı
Benim sevgi kucağım
Güzel yurda yarla
Bir kişi olacağım.

Gerek değil bu yurda
Kötü, tembel bir yurttaş
Çalış, çık yükseklere
Yararlı ol arkadaş.

OKULUMUZ
İşte okul açıldı
Bize neşe saçıldı
Sınıfları doldurduk
Güle güle oturduk.

Okulda arkadaşlar
Okur, yazar, oynarız.
Okul bizim yuvamız
Biz okulda yaşarız.

Dersliğimiz, bahçemiz
Bizim güzel evimiz
Dört mevsim, gece gündüz
Okulda yüreğimiz.
                   
           
 ÇOCUKLUK
Ne güzel anlatır kimileri
Çocukluk günlerini
Gerilere bakarak
Anlatılanlar doğruysa eğer
Benim çocukluğum
Yeni başlayacak

                 

  Ataköy'de Bahar

 Bahar gelmiş,Ataköy'ün üstüne
Baklan ova çıtır pıtır olacak
Doğanın cevheri,domurcuk olmuş
Baksana çiçekler açtı açacak.
 
Afsunlu  bir hava sarmış ovayı
Yürekler sihirle canlanır durur
Bahar sevgi,bahar coşku,bahar can
Ataköy'de bahar çok güzel olur.
 
Hangi kentte solursun bu havayı
Hangi ilde görürsün bu ovayı?
Gün geçtikçe değerini bilirsin
Sonunda anlarsın sen yaşamayı.
 
Her çeşit insanlar dolmuş kentlere
sevgi yok,saygı yok,selam vermezler
Köyde yaşayan her bir tek kişi
Gördüğü her kişiye bir MERHABA der.
 
Bu sevgi,bu kültür gitse kentlere
Kentte de insanlar selamlaşsalar
Yürekleri ile gülümseyerek
Doğaca,özgürce rahatlasalar.
 
Aklı olan Ataköy'de konaklar
Yüreğiyle güzel bir yuva kurar
İşini gücünü yoluna koyup
Konu komşu,dost akraba yaşarlar.
 
Bu satırlar bir özlemin ürünü
Ataköylülere armağan olsun
Tertemiz bir ova,tertemiz hava
Tüm evlerin içi sevgiyle dolsun
Benden de onlara bir selam olsun.

              
  SEVGİ
Yaprak kıpırdamıyor dalında
Deniz süzülüyor yalıncak
Gökyüzü derin mavi
Uzay sessizliğiyle
Buluştular sevgiyle.

Sevgiye dönüştü esintiler
Deniz sevgi
Toprak sevgi
Yaprak sevgi.

Sevgiyi soluyorum
Sevgiyle yoğruluyorum
Sevgi bürümüş tenimi
Aydınlığı gölgeleri.

Sonsuzluğa uzanıyorum
Sevgi yıldız
Sevgi ışık
Sevgi bir başka dünya
Aşk doğuyor yüreğime
Sevgi olunca

Ölçebilir misin zamanı
Mekan olmasa,
Anlarmısın yaşamı
Sevgi olmasa.

  GARİP İKİ KİŞİ
Garip iki kişi
Göztepe yamacında
Anılarla ulaşır yaşama.

Anılar güzel
Yaşam güzel
Gelecek anılar daha güzel.

Körfezin bu kıyısından
Dalgalara binerler biletsiz
Uzanırlar denize
Arada bul
Bu iki kişiyi
Enginlerde.

Güneş yorulur
Denizler durulur
Dalgalar kıyıya vurur
Göztepe yükselir kıyıda
Ama o iki kişi
Enginlerde…

 BEN
Ben Toprağım
Ben yaprağım
Ben tomurcuk
Ben çiçek
Buram buram sevgi
Ben özgür düşünceyim
Penceredeki cam saydam
Işığın yolu uzun
Yürek gümbür gümbür
(Gönül kuralsız)

Bu gün yarın
Bu yıldız, o yıldız
Belki tükenir zaman
Ben sevgi
Ben özgür düşünceyim
Tükenmeyeceğim.

OYUN
Oynamak istiyorum bu gün
Çocuklarla oynamak
Birdir bir
Güvercin takla
Ya da isimsiz oyunlar
İsimsiz çocuklarla

Alt alta üst üste
İtişerek güreşerek
Gönülce birleşerek
Gülerek gülerek
Oynamak istiyorum bu gün

Ne algı vergi
Ne övgü yergi
Ne sevgi sövgü
Gönülce birleşerek
Gülerek gülerek
Oynamak istiyorum bu gün
            
  UMUT
Yaz olur ya hani
Toprak çatlar susuzluktan
Gün olur
Bir yel eser
Yağmur yağar ince ince
Burcu burcu kokar toprak
Hava serince
İnsanlar sevince düşer
İşte o zaman
Gökkuşağı istemiyorum
Onur kuşağı istiyorum
Belki düşer yere
Işık olurda
Umut bu ya.

              
YENİDEN
Bir huzur aradım kendime
Neydi aradığım, derken
Bir dünya oluşmuş
Özgür damlalardan bir BEN.
                        
Pırıl pırıl oldu yaşam
Bir mutluluk yürekten
Meğer gençliğimi
Yaşıyorum yeniden.


ALACAKLIYIM
İnançlarımı
İstiyorlar
Acı çekiyorum
Ama tatlı bir acı
Uçarı bir mavilikte.

Ölümümü istiyorlar
Direniyorum
Ama bulutsu bir direnme
Sevgi buharlarıyla…

İnançlarımı alıyorlar
Ekmek içinde
Yemek içinde
İnançlarım beynimi
Beynim, gıdım gıdım bedenimi
Sonunda kemiklerimi…
Acının dumanı tütüyor tende
Ama acı
Duyulmuyor bedende.

Ölümü istiyorum
Yakalanıyorum
Duamı yapıyorum:
“Toprak olacağım
Yaprak olacağım
Doğaya ulaşıp
Evren olacağım.”


Ama ölemiyorsun
Seni bağlayanlar var
Bu yer yüzüne.

Alamadılar çocukluğumu gençliği
Duru bir duygu seli
Benliğimi.
Alacaklıyım
Güçleri yeter mi, özüre
Borçlarını ödemeye
Kaybolan yaşantılarımı
Yeşertmeye?

Ama gam değil
Tek dikili ağacım olmasa da
Bu dünyada
Yaşıyorum ya
O tatlı acılarla
Onurumla…

BİLMECE
Yaralanmış ruhuna
Sevginle kanat gerdin
Kapkaranlık gönlüme
Güneş oldun, canverdin.

Yıldızlar çiçek açtı
Aşkımızla delice
Yer sarsıldı, gök indi
Bu nasıl bir bilmece?

Denizlerin nemini
Sevginle özendirdin
Bir, nisan yağmuruyla
Acıları dindirdin.

Aşkınla bana geldin
Ellerimde ellerin
Öyle özlemişim ki
Anlamı yok sözlerin.

Bir mutluluk masalı
İşte böyle buluştu
Susamış iki gönül
Birbirine kavuştu.

İKİCAN
Gün doğanda, gün batanda
Aydınlıkta, karanlıkta
Şafakta, gün ortasında
Sıcaklığın temennimdir.

Dağa taşa baktığımda
Köye kente gittiğimde
Bulunmayıp yittiğimde
Parmakların elimdedir.

Ekmeğimde aşımsın
Aklımdasın düşümdesin
Nerde olsam benimlesin
Ben olan ben, seninledir.

Yolda belde yürür iken
Uyanırken uyur iken
Yüreğimde görür iken
Aydınlığım senden gelir.

Gönünce bana gelende
Kendimi sana verende
Doğaca özgür olanda
İki can tek bedendedir…

YARIM
Gönlüm aşkınla avunur
Tutunacak dalımsın ya…
Beni benden aldın gittin
Bölünmüşüm, yarımsın ya…

Geceleri düşlerimde
Senin ile yaşıyorum
Uyanınca gözlerimi
Aşkın ile açıyorum.

Beni sevginle yoğurdun
Aşkın ırmağına saldın
Aşk ırmağı sularımda
Beni benden arındırdın.

Gözüm gönlüm senle dolu
Aşkımız bir çağlayan sel
Sevgi ırmağı içinde
Sevmek sevilmek ne güzel…

BÜYÜ
Çırpınıyor yüreğin
Büyülenmiş gözlerin
Yanakların kızarmış
Altı vurmuş sevginin.

Dudakların yüzüme
Sıcacık sevgi üfler
Aşk perisi canlanır
Yelken açar gönüller.

Gönlümüzün yelkeni
Bizi alır götürür
Sevgiler dünyasını
Yalnız o gözler görür.

Büyülenmiş gözlerle
Sevginin izi vurur
Yaşanan aşklar ile
Gözler durmaz konuşur.

Dünyaları sarmalar
Aşkımızın çiçeği
Aşk içinde öğrendik
Sevmeyi, sevilmeyi

BULUTLAR

İmbat yeli esende
Bulutlar göğe ağar
Yaz yağmuru yağanda
Topraklar suya kanar.

Gökte yedi renk olur
Cümbüş olur haz ile
Gençler güler oynar
Sevgi ile naz ile.

Aşk ile aranırlar
Saf duygular içinde
Aşk meleği yıkanır
Şu İzmir denizinde.

Bu sevgi denizinde
Damla damla olurlar
Kör olan aşk gözüyle
Birbirini bulurlar.

TÜRKÜ
“Söylenmemiş söz yoktur”
Derler, sevgi üstüne
Aşk nedir bilmeyenler
İnanır bu sözlere.

Ama ben senin için
Bir türkü yakacağım
Tüm sevgi sözlerini
Silip savuracağım.

İkimizin sevgisi
Sığar mı hiç sözlere?
Sazı, sözü benzemez
O eski türkülere.

Zaman-mekan ne ola?
her zamanda biz varız
Aşk gönlünde yıkanır
Aşk içinde yaşarız.

YAŞARIM
Çocukluk günlerimin
Hayal dünyalarından
Uçarı duyguları
Aşkımızda yaşarım.

Delikanlı çağımın
Tomurcuklu zevkleri
Umutları düşleri
Aşkımızda yaşarım.

Menevişli gözünü
Al al olmuş yüzünü
Bana çağrı sözünü
Yaşamanın özünü
Aşkımızda yaşarım.

SENİNLE
Engin denizleri düşlerim
Balıklar oynar dalgalarla
Sevgi taşırlar kıyıya
Seninle olduğum zaman.

Gök maviye bürünür
Sevgi yüklüdür bulutlar
Dertlerden arınır dünya
Seninle olduğum zaman.

Yıldızlar çiçek açar
Yüreğim sevgi dolu
Dünya bir aşk oyunu
Seninle olduğum zaman.

HOŞ EDELİM
Eğer gönlüm dilerse
Bir arkadaş isterse
Dolaşalım özgürce
Yaşamı hoş edelim.

Ruhunu aç kapatma
Gönlümü boşa yakma
Aşkı papatya yapma
Yaşamı hoş edelim.

Aşk ateşi bir yanar
Yanar da sevgi arar
Verme başka bir karar
Yaşamı hoş edelim.

Gel el ele verelim
Gülelim, eğlenelim
“Seviyoruz” diyelim
Yaşamı hoş edelim.

Hep birlikte olalım
Aşk ile yoğrulalım
Yaşamaya doyalım
Yaşamı hoş edelim…

BAHAR
Ayrıldığında bu ev
Acılarla doluyor
Yaşadığımız aşklar
Özlenip canlanıyor.

Sende evde bulunmazsan
Bu ev bomboş kalıyor
Boşlukta yaşıyorum
Yaşam tatsızlaşıyor.

Döndüğün zaman eve
Huzur dolup taşıyor
Mevsim bahar oluyor
Aşklarım depreşiyor.

Bir daha uzaklaşma
Hep birlikte olalım
Acı tatlı günleri
Birlikte yaşayalım
Birlikte paylaşalım.

BİLELİM
Şu İzmir’in üstünde
Ne türküler söylenir
Yüreğim sevgi dolu
Yanar yanar küllenir.

Körfezim imbat yeli
Herkese huzur sunar
Gönüllerde camlanır
Gizli kalmış duygular

Göztepe yeşilinde
Sevgiler dolanır
Yamaçlarda her mevsim
Gizemli aşk yaşanır.

Kadifekale keyfi
Yüreği bir hoş sarar
Önümüze açılır
Sevgi dolu dünyalar.

Kendimizi aşalım
Sevgide buluşalım
Her günü cennet olan
İzmir’i yaşayalı.

Çocukça bir oyunla
Gel el ele verelim
Aşk güzeldir İzmir’de
Değerini bilelim…

KAVGA
Artık kavga olmasın
Aşkımız incinmesin
Benim yaşamam için
İlacım yalnız sensin.

Yüreğimdeki ateş
Sönmesin, yansın her an
Bir değil bir ölüyorum
Bana kızdığın zaman.

Ölüm, yaşamın malı
Gününde kullanmalı
Mademki yaşıyoruz
Herkes mutlu olmalı.

Ölüm bir kere olsun
O da tatlı, hoş olsun
Dünyadaki sevgiler
Çoğalsın yok olmasın…

ANILAR
Kırkbir yılı aşkın yakınım, canım
Güzelim, sevgilim, eşim, kadınım.

Sanma ki durulur bu yolculukta
Yıllanmış şaraptır yanan aşkta.

Geçen yıllarımız; düştü, masaldı
Solmadı çiçekler, tomurcuklar kaldı

Yaşama sevinci ruhta, bedende
İlk günün sevgisi, canlı bu gün de.

İkimiz bir olmuş, gidip gideriz
Aşkın ateşiyle yanıp tüteriz.
Ruhları genç kılan tatlı anılar
Anılarla aşkın başka tadı var.

Anılar, anılar ölmez anılar
Her gün daha güzel, daha canlılar
Anılar, sevgiyle hep canlıdırlar.

AYDINLIK
Onurlu insanların
Yaşadığı ülke
Onurlarıyla yaşar
Ülkenin körleri’de.

Körlük engel değildir
İnsanca yaşamaya
Güvenip öğünerek
Çalışıp kazanmaya.

Kimileri körleri
Karanlıklarda sanır
Böylesine cahiller
Elbette ki aldanır.

Aydınlık gözde değil
Gönülde kafadadır
Bilimin rehberliği
Yaşamı aydınlatır.

NE GÜZEL DÜNYA
arada bir kaçamak yapıyorum ormana
Sessizliğe eriyorum
Varıyorum sonsuzluğa
Ne güzel dünya.

Sessiz huzur dolu
Tadını çıkaralım bu anın
Salıyorum kendimi ormana
Ne güzel dünya.              

 



Resmimin üzerine
tıklayarak
büyütebilirsiniz






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:

Saat
 
Reklam
 
 

 
Bugün 10 ziyaretçi (33 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
ysfgunduz.tr.gg